Ana Sayfa
2018-04-10 02:54:21 ( 1155 izlenme )
Reklamlar

Terör örgütüne büyük şok . Herkes başının çaresine baksın !

Terör örgütü çöküşte

FETÖ'ye büyük şok! Terör örgütü çöküşte
Fetullahçı Terör Örgütü'nde (FETÖ) 15 Temmuz sonrası aldığı darbeler neticesinde kararlarıyla örgütü çöküşe götüren elebaşı Fetullah Gülen'in liderliği ve darbe girişimindeki rolü sorgulanmaya başlandı.

FETÖ'ye büyük şok! Terör örgütü çöküşte
Türkiye'de 17-25 Aralık'ta yargı, 15 Temmuz'da da askeri darbe yapmaya  kalkışan, adı kumpaslar, soru çalmalar, cinsel içerikli şantaj kasetleri ile  anılan FETÖ, tarihinin en kötü günlerini yaşıyor.

Örgütün, terörle mücadele operasyonları sayesinde on binlerce üyesinin  devlet kadroları ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ihraç edilmesi,  tutuklanması, mali kaynaklarına el konulması, propaganda imkanını kaybetmesiyle  kendi içinden eleştiriler ve mensupları arasında da ciddi gerilimler başladı.
 
Karanlık yüzü açığa çıkan ve sorgulamaların başladığı terör örgütünde  tavan ile taban, Türkiye'de kalanlar ile firariler, firariler ile yerleşikler  arasındaki gelirim artık açık yazışmalar ve sosyal medya üzerinden yürütülüyor.
 
Örgüt üyeleri birbirine düştü
 
Örgütteki baş gösteren yeni duruma ilişkin ilk yazı, 31 Ağustos  2017'de FETÖ'ye ait Türkiye'de yasaklı tr724.com sitesinde Deniz Ayhan  müstearıyla kaleme alındı. Yazıda örgüt üyeleri, "mağdurlar", "kafası karışık  olanlar" ve "zihni berraklar" olarak 3 ana gruba ayrıldı.
 
"Kafası karışık olanlar"ın "15 Temmuz’un hemen akabinde örgütten  uzaklaşıp sessizliğe gömülenler" ile "bağlarını koparmadığı halde örgütü onlarca  teamül üzerinden amansızca eleştirenlerden" oluştuğu belirtildi.
 
Örgütün geleceğinin ise "zihni berraklar"larda olduğu ve "bu grubun  temsilcilerini ortak hareket etme ve yıkıcı tenkitlerden uzak durma amaçları  etrafında birleştirmişe benzediği" ifade edildi.
 
Bu yazıya yapılan yorumlar da örgüt içindeki bölünmenin geldiği boyutu  ortaya koydu. Yazıyı, hainlik bulanlar kadar anlamlı görenler de çıktı. Bir  yorumda, "Sonuçta hareketin geleceğini bugünün mağdurlarına sahip çıkmayan hürler  belirleyecektir" ifadesi kullanıldı.
 
"Şeref yoksunu bir müfteri"
 
Yazıya firari FETÖ üyesi gazetecilerden de çok sayıda tepki gelirken,  sonraki günlerdeki eleştiriler sosyal meydada örgüt mensuplarının birbirlerini  ihanetle suçlamasına kadar vardı.
 
Firari örgüt üyelerinden İhsan Yılmaz, yazıyı FETÖ'yle bağlantılı  olduğu için kapatılan TUSKON'un Brüksel'deki çalışanlarından Ebubekir Işık'ın  kaleme aldığını ancak sonradan inkar ettiğini öne sürerek, kendini terörle  mücadele operasyonları karşısında "sessiz kalmakla" suçlayan Işık'ın "şeref  yoksunu bir müfteri olduğunu" belirtti.
 
Örgütle ilişkisini "sempatizan" düzeyine düşürdüğünü söyleyen Yılmaz,  21 Kasım 2017'de Facebook hesabında paylaştığı aynı yazıda, Işık ve onun gibilere  ilişkin olarak, "Bana göz göre göre bu zulmü yapan bu tiplerin bir de devletin  karanlık dehlizlerinde, kimse görmezken neler yaptıklarını tahmin edin!" diyerek  örgütün karanlık yüzüne dikkati çekti.
 
Eleştiri, itirafları getirdi
 
Eleştiriler, son zamanlarda itirafları da beraberinde getirdi. Firari  gazetecilerden Bülent Keneş, yasaklı tr724.com'da 13 Mart'ta yayımlanan  yazısında, örgütün sınav sorularını çaldığını itiraf ederek, bu işi yapan kişinin  "Hizmet için gerekirse aynısını tekrar yapmakta gözünü bir lahza olsun  kırpmayacağını" dediğinin kendisine söylendiğini, örgüte asıl ihanet edenlerin de  eleştirenler değil, bu gibi kişiler olduğunu kaydetti.
 
"Darbeden Gülen'in haberi vardı"
 
Firari Adem Yavuz Arslan da, şubat ayında Kanada'dan yayın yapan  thecrcl.ca'daki röportajında Fetullah Gülen'in darbeden önceden haberi olduğunu  belirtti.
 
Eski Zaman gazetesi muhabiri Ahmet Dönmez ise, 26 Mart'ta  thecrcl.ca'daki röportajında 15 Temmuz sonrası "Eşref" adındaki bir sivilin darbe  girişimine ilişkin rolünü sorguladığını ancak "cevap vermek yerine bir yerlerden  öfkeli sesler geldiğini" aktardı.
 
Dönmez, "Eşref, ABD’de yaşıyor şu an. Houston'da. Neden çağrılıp  dinlenmiyor? Onun konuşmasını istemeyen birileri mi var? Anlatacakları  birilerinin işine gelmeyecek şeyler mi? Üstelik 'Eşref' yalnız değil. Onun  İstanbul’da yaptığının aynısını Ankara’da yapan ve bazı teknik sivil kişileri  Telekom’a vs. götürdüğü iddia edilen bir kişi daha var. O da şimdi Houston’da.  Zaten ne hikmetse bunlar Houston'u üs haline getirmiş durumda." dedi.
 
"Güven', 'itimad' tuz-buz, süreç bittikten sonra ben yokum"
 
Dönmez, aynı röportajda ayrıca, "Ortada büyük bir travma var. Cemaatin  üzerine kurulu bulunduğu en önemli kolonlardan biri olan 'güven', 'itimad'  tuz-buz… Hem içerideki bireylerin birbirine güvenleri anlamında hem de  dışarısının cemaate eskiden duyduğu güvenin yok olması anlamında söylüyorum."  ifadelerini kullandı ve "süreç" dediği terörle mücadele operasyonları bittikten  sonra örgüt içinde olmayacağını açıkladı.
 
FETÖ yalnızlaşıyor, üyeleri bile güvenmiyor
 
Örgütün Londra'daki kurumlarının yöneticilerinden İsmail Sezgin ve  Özcan Keleş de yapının eleştirilmesi gerektiğini sık sık dile getirenler arasında  yer alıyor.
 
26 Mart'ta kendi Youtube.com'daki yorumlarında, örgüte karşı hem kendi  içinden hem de dışarıdan ciddi bir güven sorunu olduğunu itiraf eden Sezgin,  Uluslararası Af Örgütünün bile son zamanlarda artık uzak durmaya çalıştığını ve  FETÖ'nün yalnızlaşmaya başladığını söyledi. Sezgin, konuşmasında, "Bir de  takipçileri arasında bir güven krizi var. Yani esnaflar, talebeler, öğretmenler,  iş adamları birçok insan cemaati artık çok güvenilir bir noktada görmüyor."  şeklinde konuştu.
 
 "Konum elde edebilirime bakmam"
 
4 Nisan tarihindeki mesajında kaçak ve kaçılan ülkelerdeki yerleşik  üyeler arasındaki güç mücadelesine değinen Keleş, "Ben bir ülkeden başka bir  ülkeye gitmiş olsam, oradaki yapılanma içinde nasıl 'konum' elde edebilirime  bakmam diye düşünüyorum. 'Geldiğim yerde yaptım, burada da yapayım' demezdim diye  ümit ediyorum. Hele hele makam hiç istemezdim diye düşünüyorum." dedi.
 
"Akademisyen abiler sizleri de sahaya bekliyoruz"
 
Keleş'in İngiltere'ye kaçan ve darbe girişimi gecesi halkın sokağa  çıktığını duyunca şok geçiren Kerim Balcı gibi sonradan bu ülkeye gidenleri  kastettiği sanılıyor.
 
Zira, Balcı'nın Kosova'daki MİT operasyonu sonrası İngiltere'de  yapılan bir gösteriye dair mesajına yazılan bir cevapta, "Evet, çok bilen ve  eleştiren akademisyen abiler sizleri de böyle yiğitçe sahaya bekliyoruz. Ne zaman  sahaya inersiniz o zaman samimiyetinize inanırız." ifadesine yer verildi.
 
"Eskiler zaten getto gibi olmuşlar"
 
Bir dönem STV'de program yapan Halit Esendir, sosyal medya hesabında  yerleşiklerin firarilere yardımcı olmadığını yönündeki iddiaları doğrulayacak  şekilde, 4 Nisan'da "Eskiler zaten getto gibi olmuşlar onlardan beklentileri de  yok." diye yazdı.
 
  
"Gitmek isteyen Hizmet'e ihanet eder"
 
Twitter'da Güner ismi ve @gunerestambul kullanıcı adıyla yazan başka  biri de, mesajlarıyla örgüt içinde dayanışmanın azaldığını gösterdi. Söz konusu  kullanıcı 7 Nisan'daki paylaşımında, pasaportunun süresi bittiği için Güney  Afrika'dan ayrılması gereken bir öğretmene "Pasaportunuz bitse de burada  kalacaksınız, gitmek isteyen Hizmet'e ihanet eder, tek kuruş da ödeme alamaz."  dendiğini yazdı.
 
 "Size artık ihtiyacımız yok başınızın çaresine bakın"
 
Aynı kullanıcı, başka mesajında da "Ya da Afganistan'da gözden  çıkardıkları arkadaşlara 'Size artık ihtiyacımız yok başınızın çaresine bakın,  yol paranızı veriyoruz ister TRye ister başka yere gidin.' demek dayanışma  değildir." ifadelerini kullandı.
 
Elebaşı Gülen de sorgulanıyor
 
Örgüt içindeki tartışmalar, elebaşı Gülen'e de ulaşmış durumda. Bu  konudaki tartışmayı başlatanlardan biri, kitalararasi.com adresli internet  sitesini kuranlardan Ahmet Kuru oldu.
 
San Diego State Üniversite Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Kuru, ekim  ayındaki "Liderler, Prensipler ve Peygamber Örneği Problemi" başlıklı yazısında,  Gülen’in adını vererek "Prensiplere ve sözleşmenin esaslarına aykırı davranan,  önderlik ettikleri kitleleri başarısızlığa sürükleyen liderler hesap vermeye ve  istifa etmeye çağrılmalıdırlar." dedi.
 
Ağzı bozuk Gülen kötü örnek oluyor
 
Aynı sitede yazan Gökhan Bacık da başarısızlık ile lider arasında bir  bağ olduğunu vurgulayarak, Gülen’in eleştirilmesine değindi. Gülen'in  kızdıklarını ve rakiplerini "goril", "salya atmak", "Pakraduni", "aşüftesi vardı"  gibi sözlerle eleştirdiğine dikkati çeken Bacık, yazısından dolayı Kuru’ya  kimliği açık ya da gizli örgüt üyelerinin "cahil", "akademisyen bozması",  "aptal", "ne olduğu belirsiz" şeklinde hakaret ettiğine işaret ederek, elebaşının  üslubunun örnek oluşturduğunu dile getirdi.
 
"FG çekilmeli, heyet kendini lağvetmeli"
 
Bunlara son olarak Amerika'da yaşayan bir İsmail B. Tutar  (@IsmailBTutar) adlı bir üye eklendi. Tutar, sosyal medya hesabından Milli  İstihbarat Teşkilatının (MİT) Kosova'daki 6 FETÖ üyesini Türkiye'ye getirmesi  sonrası, "Kosova'daki kaçırma hadisesi cemaat yapılanmasının tüm eksiklerini  ortaya döktü. Merkezin bir exit (çıkış) stratejisi yok. Öyleyse FG (Fethullah  Gülen) çekilmeli, heyet (kurmay tabaka) kendini lağvetmeli." diyerek elebaşını  örgütü bırakmaya çağırdı. Gelen tepkilerin ardından Tutar'ın bu mesajını sildiği  görüldü.
 
Tutar'ı diğer bazı FETÖ üyeleri, "nifak tohumu atmak" ve "fitne sahibi  münafık" olmakla suçladı.
 
"Gülen'in bütün olanlarda ana suçlu olduğunu düşünüyorum"
 
Kendini eski üye olarak tanımlayan ve Avustralya'da yaşayan İsa  Hafalır da Gülen'i açıkça suçlayanlar arasında yer aldı. Hafalır, 1 Nisan'da  sosyal medya hesabından şu mesajı paylaşarak, elebaşını eleştirdi:
 
"Gülen'in bütün olanlarda ana suçlu olduğunu düşünüyorum. Suçu cemaati  bu şekilde tasarlaması; bir tarafı görünen, ahlaka, eğitime, dine önem veren;  diğer tarafı gizli, tedbir yapan, gizli ajandası olan, makyavelist bir yapı. Bu  cemaatin iki yüzü—dolayısıyla genel olarak bakıldığında iki yüzlülüğü—asıl büyük  problem ve bunun asıl suçlusu Gülen kanımca. "
 
Eleştirlerde sık sık en üst tabaka olan kurmay tabakanın aşılamadığı,  elebaşı Gülen'e ulaşılamadığı  da dile getiriliyor.
 
"Münafıklık yolunda yoldan bihaber"
 
Eleştiri yapılmasını savunan Fuat Baran'ı bir örgüt üyesi "ABD'ye  hicret ettik deyip klavye arkasından gazetecilik taslamakla" suçlarken, diğeri de  "Münafıklık yolunda yoldan bihaber yolcu! Kendini çok akıllı görüp geri kalan  bizi de bir sürü koyun sanıyorlar." şekinde yazdı.
 
"Eleştiri sapıklığı"
 
Twitter'da @Aliosmankus3 adını kullanan FETÖ üyesi, eleştiriye karşı  çıkarak, "Eleştiri sapıklığını Hizmet bünyesine virüs gibi yerleştirmeye  çalışanların bir kısmı gafletinden, bir kısmı akademik sarhoşluğundan bir kısmı  da hainliğinden yapıyor."  dedi.
 
Eleştiride bulunanlara tepki gösterenler arasında örgüt içinde adı en  çok tartışılanlardan Houston'da yaşayan Tuncay Opçin de var. Darbe girişiminden  bir gün önce, "Yatakta basacaklar, şafakta asacaklar" şeklinde bir paylaşımda  bulunan Opçin, eleştiri yapanlara "Bize danışmıyorlar, bizimle istişare  yapmıyorlar. Peki, siz yaptığınız, yapacağınız işlerle ilgili istişare yapıyor  musunuz?" sorununu yöneltti.
 
Terör örgütü FETÖ üyelerinin son dönemde sosyal medya üzerinden  birbirlerini, hakarete varacak şekilde sık sık "şeref yoksunu müfteri", "fitne  sahibi münafık", "hain", "samimiyetsiz", "akademisyen bozması", "virüs" olmakla  suçladıkları görülüyor.


GAZETE VATAN

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Türk askeri sisli havalarda pusuya düşmeyecek CHP'DEN KÖTÜ HABER ! KARAR VERİLDİ MİT operasyonu için Kosova Meclisi'nden flaş karar! METEROLİJİDEN SON DAKİKA UYARISI