ALMANLAR ŞAŞKIN PUTİN VE ERDOĞAN NASIL BU KADAR... ÇATLAYIN PATLAYIN
Almanlar şaşkın: Putin ve Erdoğan nasıl bu kadar
Alman devlet televizyonunda ekrana gelen bir programda, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin olumlu yönde bu kadar gelişmesi şaşkınlıkla karşılandı.
Akkuyu Nükleer Santrali’nin temel atma töreni için Türkiye’ye gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile oldukça samimiydi.
ALMANLARIN GÖZÜ TÜRKİYE’DE
Dünyada birçok ülkenin Rusya’ya karşı tavır alarak diplomatlarını sınır dışı ettiği dönemde Erdoğan ile Putin’in arasının bu kadar iyi olması Almanya’da rahatsızlığa neden oldu.
KÖTÜ BİR İLİŞKİ BEKLİYORLAR
Devlet televizyonunda ekrana gelen programda, Rusya ile Türkiye’nin savaş uçağının düşürülmesi nedeniyle gergin dönemler yaşadığı hatırlatıldı.
“BU İKİ KİŞİ NEREDEYSE ARKADAŞ OLDU”
Erdoğan ile Putin’in bu kadar yakın olmasını şaşkınlıkla karşılayan program sunucusu, “Bu iki kişi neredeyse arkadaş oldu. Düzenli olarak telefonda görüşüyorlar, birlikte nükleer santraller kuruyorlar, birbirlerinden silah satın alıyorlar
ve bugünden itibaren barış için devreye girmek istiyorlar. Rusya ve Türkiye, Putin ve Erdoğan… Bu ikili Suriye zirvesinde barış için devreye girmek istiyor.” ifadelerini kullandı.
Ankara’da, Erdoğan, Ruhani ve Putin arasında gerçekleştirilen üçlü zirveye Almanya’dan eleştiri geldi. Alman hükümeti, Suriye zirvesini “kuşkuyla” karşıladıklarını açıkladı. Buluşmayı “savaş zirvesi” olarak nitenlendiren SPD’li Annen de, üç liderin de siyasi çözüme katkı sağlamadığını bildirdi.
Suriye’deki son durumu ve Astana sürecini değerlendirmek üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Ankara’da gerçekleştirdiği zirve, Alman hükümeti tarafından “kuşkuyla” karşılandı.
Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre, Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, hükümetin olağan basın toplantısında zirveye ilişkin bir soruyu yanıtladı. Ankara’daki zirve konusunda “kuşkulu” olduklarını belirten Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “geçmişte yapılan benzeri toplantılarda Suriye’de çatışmasızlık bölgeleri gibi önlemlerin gündeme geldiğini, ancak bunların yürürlüğe sokulamadığını” söyledi.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “Suriye’de etkili olan tüm güçlerin” Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Suriye’de ateşkes öngören kararının hayata geçirilmesi ve Suriye’de ateşkesin garanti altına alınması konusunda sorumluluk taşıdığını belirtti. Sözcü, tüm tarafların yanı sıra Ankara’daki zirveye katılan ülkelerin liderlerine “ateşkesin derhal sağlanması ve insani yardımın ulaştırılmasının mümkün kılınması” çağrısında bulundu.
Sözcü, bunun yanı sıra “Suriye’de barışın sağlanması için siyasi süreci başlatacak Cenevre müzakerelerine devam edilmesi gerektiği” mesajını verdi.
Annen: Ankara’daki buluşma savaş zirvesi
Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Nils Annen de, Erdoğan-Putin-Ruhani buluşmasının “aslında bir savaş zirvesi” olduğunu belirterek, her üç tarafın da askeri olarak Suriye’deki savaşa katkıda bulunduğunu hatırlattı. Annen, Alman kamu televizyonu ARD’ye verdiği demeçte, bu üç liderin daha önce gerçekleştirdiği toplantıların siyasi çözüme herhangi bir katkı sağlamadığı için hayal kırıklığı yarattığını da belirtti.
Alman hükümetinin Suriye sorununun çözümü için yürütülecek siyasi müzakerelere daha güçlü bir şekilde dahil olması gerektiğini belirten Sosyal Demokrat Partili (SPD) politikacı, Birleşmiş Milletlerin “bu müzakerelerin yürütülmesi gereken platform ve aynı zamanda tek yasal zemin” olduğunu söyledi.
Sol Parti’den Annen’e tepki
Alman meclisi Sol Parti grup Başkan Vekili Heike Hänsel ise Annen’in Ankara’daki buluşmayı “savaş zirvesi” olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. Hänsel tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Suriye’de geniş kapsamlı ateşkesi desteklemesi halinde, Astana ve Soçi süreçlerini hayata geçiren tarafların bugünkü üçlü zirvesi, Suriye’de siyasi çözümün sağlanması için bir adım olabilir” denildi. Açıklamada, “Ancak bu siyasi çözüm çabasına ‘savaş zirvesi’ yaftası yapıştıranlar, Alman dış politikasının etkisiz hale gelmesine yol açar ve sadece savaşa destek vermiş olur” ifadesi kullanıldı.
Yeşiller: Barış umudu azaldı
Yeşiller partisi meclis grubu Dış Politika Sözcüsü Omid Nouripour ise Ankara’daki zirvenin Suriye’de barış umudu getirmediğini savundu. Nouripour yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye, Rusya, İran ve Suriye’nin “şiddet sarmalını artırdığını ve kararlaştırılan ateşkese uymadığını” savundu. Türkiye, Rusya ve İran’ın bölgede farklı çıkarları olduğuna dikkat çeken Nouripour, bölgedeki çıkar çatışmasının bedelini sivil halkın ödediğini ifade etti. Nouripour, bu nedenle de Astana’da uzlaşmaya varılan “çatışmasızlık bölgelerinin” de insanlarla adeta alay etmek olduğunu kaydetti.