Stres, kaygı, depresyon, dinlendirici olmayan uyku gibi durumlarda merkezi sinir sisteminde kimyasal iletimde bozulma olmaktadır. Ayrıca bazı romatizmal ve hormonal hastalıklarla ilişkili olabileceği, ailesel yatkınlık ve kalıtsal geçiş olduğu, aşırı egzersiz veya ağır sporlar yapmak, hareketsizlik, soğuk ve nemli havaların ağrıları arttırdığı da düşünülmektedir.
3- FİBROMİYALJİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
“Her tarafım ağrıyor”, “Gece uyuduğum halde sabah hiç uyumamış gibi kalkıyorum”, “Yorgunluktan hiçbir iş yapamıyorum” gibi yakınmalar, fibromiyaljinin en sık dile getirilen belirtileridir. En belirgin şikayet, hayat kalitesinde belirgin düşüşe neden olan kas ağrılarıdır; hastalar sürekli yorgunluk ve isteksizlik tarif ederler, konsantrasyon güçlüğü çekerler. Mevsim değişiklikleri ile şikâyetlerde artış olur.
Fibromiyaljide 3 ana bulgu vardır:
a)Yaygın vücut ağrısı ve sızılar: Hastalar tepeden tırnağa vücudun her yerinde ağrı ve sızı olarak tarif ederler. Bu ağrı derinde, yanma veya adalelerin burkulması şeklinde hissedilir. Bu hastalarda tipik olarak, boyun, sırt bölgesindeki ağrılara başağrısı da eşlik eder.
b)Yorgunluk, bitkinlik: En sık rastlanılan ve hemen herkeste farklı derecelerde seyreden, sabah en belirgin düzeyde olup gün ve saat içerisinde değişebilen bir yakınmadır. Hastalar bunu genelde “sanki enerjim çekiliyor” şeklinde tarif ederler. Çalışmadığı ve yorulmasını gerektirecek bir faaliyet yapmadığı halde izah edilemeyen yorgunluk bulguları vardır. Aslında bu hastalar mükemmeliyetçi ve hassas kişilerdir; bu nedenle uzun süre yüksek performansa dayanamamakta, bir süre sonra tempoları ve dolayısıyla başarıları düşmekte; ancak hoşlandıkları bir işle uğraşırken yüksek bir performans gösterebilmektedirler. Yorgunluk nedeni olarak modern yaşam koşullarının getirdiği olumsuz faktörler (hava kirliliği, dengesiz beslenme) sayılabilir.
c) Uyku bozuklukları: Hastalar uykudan sanki tam uyuyamamış ve hiç dinlenememiş olarak kalkarlar. Uykuya çok kolay dalarlar; fakat derin uykuya geçemezler, geceleri sık sık uyanırlar. Uykuda diş gıcırdatılması, istemsiz kol, bacak hareketleri yapılması oldukça sıktır.
Bunlar dışındaki en sık rastlanan belirtiler ise şunlardır:
a) Sabah tutukluğu: Sabah yataktan kalkarken başlayan ve tüm vücutta uzun süre devam eden bir tutukluk halidir.